Altı hafta boyunca; aile kurumunu tehdit eden görünür ve görünmez kuşatmalar, alanında yetkin isimlerin katkılarıyla ele alınırken, katılımcılarda kalıcı bir farkındalık ve sorumluluk bilinci oluşturulması hedeflendi.
Beşinci haftanın ilk dersinde Dr. Muzaffer Saraç, “Sağlık Okuryazarlığı ve Bilinçli İlaç Kullanımı” başlıklı sunumuyla katılımcılarla buluştu. Saraç, modern dünyada sağlık alanının büyük ölçüde ticarileştirildiğini ve bireylerin çoğu zaman bilinçten uzak, yönlendirilmiş tercihlerle hareket ettiğini vurguladı.
Sunumda; gereksiz ilaç kullanımı, antibiyotiklerin kontrolsüz tüketimi, sosyal medya ve popüler kültürün sağlık algısını şekillendirmesi gibi başlıklar ele alındı. Özellikle ebeveynlerin, çocuklarının sağlık süreçlerinde sorgulayıcı ve bilinçli bir tutum geliştirmesinin hayati önem taşıdığı ifade edildi.
Aynı haftanın ikinci dersinde ise yazar ve araştırmacı Kemal Özer, “Mutfağın İşgali: Gıdayla Teslim Alınan Nesiller” başlıklı sunumuyla gıda üzerinden yürütülen küresel kuşatmaya dikkat çekti. Özer, endüstriyel gıda sistemlerinin yalnızca beden sağlığını değil; alışkanlıkları, yaşam tarzını ve aile bağlarını da dönüştürdüğünü vurguladı.
Aile sofralarının kültürel, ahlaki ve toplumsal bir inşa alanı olduğuna işaret eden Özer, mutfağın yeniden bilinçli bir tercih ve direniş mekânına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Aile Okulu’nun altıncı ve son haftasında ise uluslararası ödüllü yönetmen Ensar Altay, “Ailenin Değersizleştirilmesi: Sinema ve Dizilerin Rolü” başlıklı sunumuyla programın final dersini gerçekleştirdi.
Altay, modern sinema ve dizi endüstrisinin yalnızca eğlence üretmediğini; değerleri, ilişki biçimlerini ve toplumsal normları dönüştüren güçlü bir algı aygıtı olduğunu ifade etti. Sunumda; aile kurumunun nasıl sistematik biçimde değersizleştirildiği, ebeveyn figürlerinin zayıflatıldığı, sadakat, fedakârlık ve mahremiyet gibi kavramların görünmezleştirildiği örneklerle ele alındı.
Katılımcılara, edilgen bir izleyici olmaktan çıkıp bilinçli bir seyirciye dönüşmenin, aileyi ve şahsiyeti korumanın önemli bir adımı olduğu vurgulandı.
Altı hafta boyunca süren eğitimlerde katılımcıların yüksek ilgisi, ders sonrası uzun süren soru-cevap bölümleri ve yapılan çevrimiçi mini sınavlar; Aile Okulu’nun toplumda karşılık bulan bir ihtiyaca cevap verdiğini ortaya koydu. Her hafta yapılan değerlendirmelerde başarı gösteren katılımcılar, dernek tarafından belirlenen kitaplarla ödüllendirildi.
Bilinçli Ebeveyn Güçlü Aile Okulu, 27 Aralık 2025 tarihinde İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Halkalı Yerleşkesi’nde düzenlenecek kapanış töreni ile resmen tamamlanacak.
Program, Fehmi Demirbağ ve solist Hüseyin Yazan tarafından icra edilecek “Türkü Vatan Konseri” ile taçlandırılarak; altı hafta boyunca yürütülen eğitim ve bilinçlendirme sürecinin kültürel ve manevi bir bütünlük içinde tamamlanması hedefleniyor.
Dertliler Hareketi, aileyi merkeze alan; insanı, değerleri ve toplumsal sorumluluğu önceleyen hikmet ve şuur eksenli eğitim ve kültür çalışmalarını önümüzdeki dönemde de sürdürmeye devam edecektir.
Copyright 2016 - dertliler.org.tr
Designed By www.piyar.com.tr