Güçlü Aile İçin Hikmet ve Şuur Yolculuğu Sürüyor

Dertliler Hareketi’nin, ailede ve toplumda derinleşen değer yozlaşmalarına karşı “insanın bizatihi kendisi olarak kalabilmesi” hedefiyle hayata geçirdiği Bilinçli Ebeveyn Güçlü Aile – Hikmet ve Şuur Okulu, üçüncü ve dördüncü haftayı geride bıraktı.

Dijital Çağda İnsan: Algoritmalar Arasında Bilinç Mücadelesi

 

Üçüncü haftanın ilk dersinde akademisyen ve araştırmacı Dr. Bilal Eren, “Dijital Çağda Yaşam Rehberi” başlıklı sunumuyla katılımcılarla buluştu. Eren, küresel teknoloji şirketlerinin insan verileri üzerinden inşa ettiği devasa ekonomik ve kültürel sistemi tüm boyutlarıyla ele alarak, verinin çağımızdaki stratejik önemine dikkat çekti. Algoritmaların bireylerin tercihlerini, karakter yapılarını, eğilimlerini ve hatta gelecek davranışlarını nasıl analiz ettiğini somut örneklerle aktardı.

 

Sunumda dijital mecraların yalnızca birer araç olmadığına, bilinçsiz kullanım hâlinde insan iradesini, mahremiyet algısını ve aile içi ilişkileri zedeleyen bir tehdide dönüştüğüne vurgu yapıldı. Dr. Eren, özellikle ebeveynlerin çocuklarının dijital dünyayla ilişkisini yönetme sorumluluğuna dikkat çekerek, teknolojiyi reddetmeden ama hikmetle ve sınır bilinciyle kullanmanın yollarını ele aldı.

 

Tarih Yazan Annelerden Kimlik Bunalımına Sürüklenen Ailelere

 

Üçüncü haftanın son dersinde eğitimci-yazar Nermin Taylan Erkutlu, “Tarih Yazan Anneler, Tarihinden Habersiz Aileler” başlıklı sunumuyla aile kurumunun merkezindeki annelik rolünü tarihsel ve toplumsal bağlamda değerlendirdi. Kadim İslam medeniyetinde iz bırakan anneler ve kadın şahsiyetler üzerinden anneliğin sadece biyolojik değil, medeniyet inşa eden bir misyon olduğu vurgulandı.

 

Erkutlu, modern dünyada popüler kültür, kariyer dayatmaları ve tüketim merkezli yaşam anlayışıyla annenin değersizleştirildiğine dikkat çekti. Annenin aile içindeki kilit rolünün zayıflamasının çocukların ahlaki, merhametli ve şahsiyetli bireyler olarak yetişmesini doğrudan etkilediğini belirterek, aile kurumunun ihyasının anneliğin yeniden anlamlandırılmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

 

Gelenekten Kopuşun Bedeli: Kimliksiz İnsan, Zayıf Aile, Dağınık Toplum

 

Dördüncü haftada konuşan araştırmacı-yazar Saadettin Acar, “Gelenek ile Gelecek Arasında İnsan ve Aile” başlıklı sunumunda son iki yüzyılda İslam toplumlarının maruz kaldığı kültürel ve zihinsel savrulmayı ele aldı. Batı merkezli değersizleştirme akımlarının, İslami değerleri, kültürel kodları ve tarihsel hafızayı hedef aldığını vurgulayan Acar, bu süreçte insanın, ailenin ve toplumun köklerinden koparıldığını ifade etti.

 

Acar, ümmet bilincini zedeleyen mikro milliyetçilikler, yapay kimlik inşaları ve modern ulus-devlet anlayışının İslami kardeşlik iklimini aşındırdığına dikkat çekti. Kendi değerleriyle savaşan toplumların gerçek anlamda bir yükseliş ve ilerleme sağlayamayacağını belirterek, yücelmenin ancak din, tarih, gelenek ve medeniyet birikimine sahip çıkılarak mümkün olabileceğinin altını çizdi.

 

Başarı Teşvik Edildi, Okul Devam Ediyor

 

Her ders sonunda gerçekleştirilen çevrimiçi mini sınavlarda başarı gösteren ve ilk üçe giren katılımcılara, konuşmacıların eserleri ve dernek tarafından belirlenen kitaplar hediye edildi. Dördüncü haftasını tamamlayan Bilinçli Ebeveyn Güçlü Aile – Hikmet ve Şuur Okulu, önümüzdeki hafta Dr. Muzaffer Saraç ve Kemal Özer’in sunumlarıyla eğitim yolculuğunu sürdürecek.